Make your own free website on Tripod.com
ÇOCUK EDEBIYATI

ÇOCUK EDEBİYATI

çocuk edebiyati oyuncak
ÇOCUK OYUNCAKLARI

OYUNCAĞIN TANIMI VE ÖNEMİ

çocuk oyuncakları ÇOCUK EDEBİYATI Edebiyat : Olay duygu ve düşüncelerin dil aracılığıyla biçimlendirme sanatıdır. Çocuk edebiyatı :2-14 yaş çocuklarının hayali duygu ve düşüncelerine yönelik sözlü ve yazılı tüm eserleri içine alır. Çocukluk edebiyatı hakkındaki yanlış düşünceler: 1. Çocukluk döneminin insan yaşamında kısa bir yer tuttuğu bu nedenle de çocukluk tecrübelerinin önemsiz olduğu düşünülmüştür. Oysa bugün çeşitli etki ve biçimlendirmelere en yatkın olan bu devrenin kısalığından ötürü kötü eserlerle kaydedilmemesi gereken bir dönem olduğu bilinmektedir. 2. Bazı yetişkinler çocuk kitabını yetişkinlere hitap eden temanın basit biçimde ele alınmış baskısı olması gerektiğine inanırlar. Bu görüş çocuğu kendine özgü dünyası olan bir varlıktan çok minik bir yetişkin olarak kabul eder. 3. Çocuk edebiyatının yetişkin edebiyatından farklı olduğu düşünülmektedir. Onlara göre kitabın edebi yanından çok ahlaki ve eğitici yönü önemlidir. Halbuki çocuk edebiyatı diğer edebiyat türlerinden ayrılamaz . Aynı değer yargılarından geçer. İyi bir çocuk kitabının sadece eğitici ve ahlaki değerler vermesi yeterli değildir. Edebi temelleri oluşturması da beklenir. Demek ki iyi bir çocuk kitabı çocuğun ilgi ve ruhsal ihtiyaçlarını karşılayan fakat her şeyden önce çocuğun zevkle okuduğu eserdir. 1932 yılında Paul Hazard iyi bir çocuk kitabının nasıl olacağı hakkında bazı prensipler ileri sürmüştür. 1. İyi bir eser sanatını ruhuna sadık kalmalı bilgileri doğru vermeli ,sade olmalıdır. Çocuklarda hayat boyu sürecek okuma arzusu uyandırmalıdır. 2. İyi bir kitabın çocukların seveceği biçimde resimleri bulunmalı, resimler çocuklara huzur ve mutluluk vermelidir. 3. İyi eserler çocuklara aşırı duyarlı değil ,hassas ve uyanık yapmalıdır. İyi eserler çocuklara doğada ve insanlarda var olan hiçbir şeyi küçümsememeyi öğretir. 4. İyi eserler oyununun yüksek değerine saygı gösteren eserlerdir. Bilgi veren kitaplar örtbas edilmeye çalışılmış ,gramer ya da fen kitapları olmamalıdır. Tersine bu bilgileri açıkça çocuğun ruhuna akıtacak , ileride gelişecek tohumu ekecek eserler olmalıdır. 5. İyi eserler gerçek ahlak kurallarını taşırlar. Fedakarlık, sadakat dolu bir sevginin sonunda ödülünü aldığı kıskançlık, çekememezlik ve aç gözlülüğün ne kadar çirkin ve değersiz olduğunu gösterirler. Çocuk edebiyatının çocuğa kazandırdıkları : 1. Basit eğlence 2. Mevcut durumlardan kaçmak için 3. Hayal gücünü harekete geçirmek için 4. Kendilerini anlamalarını sağlamak için 5. Diğerlerini anlamalarını sağlamak için 6. Dilinin doğasını anlamalarını sağlamak için Dil gelişimini 2’ye ayırıyoruz. Alıcı ve ifade edici dil gelişimi .Çocuğun alıcı ve ifade edici dil gelişimi desteklenir,kelime haznesi zenginleşir. 7. Diğer zamanları ve yerleri öğrenmek 8. Bilgiyi araştırmak için Çocuk edebiyatında çeşitlilik: 1. Tür bakımından 2. Biçim bakımından 3. Konu bakımından 4. Okuyucu bakımından Tür bakımından; a)masallar b)biyografiler c)müracaat eserleri d)şiirler ve fen kitapları e)roman ve hikayeler f)tiyatro eserleri g)çizgi romanlar h)resimli kitaplar Biçim bakımından; Her kitabın kendine özgü bir biçimi vardır. Her kitap türünün özelliğine, okuyucunun düzeyine göre farklılık gösterebilir. Kitaplardaki biçim yönünden farklılıklar boy ,şekil ve resimlendirme özellikleridir. Kitaplar dikdörtgen, küçük ,kare,minyatür,iki kucak boyunda olurlar. Resimleri renkli veya siyah beyazdır. Bazıları fotoğraflıdır. Çocuğun doğumundan ölümüne kadar her türlü konuyu kapsıyor. Sevgi,ölüm,doğum , fedakarlık gibi. Okul öncesi dönem çocuk edebiyatının genel hedefleri 1. Çocukların ruhsal ihtiyaçlarını karşılamak, boşanma, güven, sevgi, sevilme, sevme,öğrenme ,bir gruba ait olma ,oyun,değişiklik ve estetiklik gibi ruhsal ihtiyaçlar 2. Çocukların değişik yaşlarda ilgi duydukları konuları göz önüne almak 3. Çocukların alıcı ve ifade edici dil gelişimlerine katkıda bulunmak ü 4. Çocuğun algı gelişimini desteklemek(görsel,işitsel ,dokunsal algı ) 5. Sosyal ve duygusal gelişimlerini desteklemek 6. Çocuğun zihinsel gelişimini katkıda bulunurken kavram gelişimini desteklemek 7. Çocuğa ilk kitap sevgisini aşılamak 8. Çocuğa ilk edebi ve estetik değerleri vermek 9. Çocukların gelişmekte olan iç ve dış dünyalarına katkıda bulunmak 10. Çocukları yaşam gerçeklerine hazırlamak 11. Çocukların yaratıcı güçlerini ,harekete geçirmek 12. Dinleme yeteneğini geliştirmek 13. Eleştiri yeteneğini geliştirmek 14. Kitabın eğlence ve bilgi kaynağı olduğunu öğretebilmek 15. İyi çocuk kitabı kavramını verilen uygun örneklerle kazandırmak 16. Çocuk kitaplarının türlerini tanıtmak 17. Çocuklara uygun fiziksel özelliklerde kitaplar sunmak 18. Hikaye ve masalları, kitap,renkli resimler,kukla, gölge oyunu, pandomim, çubuk figürler sembolleri gibi yöntemlerle anlatabilmek 19. Çocuklara uygulanan eğitim programlarını destekleyici özelliklere sahip kitaplar verebilmek ÇOCUK EDEBİYATININ TARİHÇESİ Dünyada çocuk edebiyatının tarihçesi Batı dünyasında çocuk edebiyatı ninniler ve büyükler tarafından anlatılan masallarla başlar. Eski zamanlarda hiç kitap yoktu. Kabilelerdeki hikaye anlatıcıları kültürün ,adetlerin , değerlerin ve tarihin birer koruyucusuydular. Hikaye anlatma asırlar boyunca bir nesilden diğerine bir toplumun geleneklerini ve inanışlarını aktarmak için bir yol olmuştur. O devirlerde anlatılan hikayeler aslında büyükler içindi. Ama çocuklarda bunları dinleyip kendilerine uygun olanları benimserlerdi. Daha sonra halk ozanları bu hikayeleri derleyip ,toplumdan topluma taşıdılar. Balat yani şarkıyla hikaye anlatma ,destan ,epik gibi halk masalı türleri de böyle oluşmuştur. 15. yy’ da İngiliz matbaacı Caxton ilk defa büyükler için küçük cep masalları basmıştır. Heyecan ve macera içeren bu kitapları İngiliz toplumunun halk tabakası okumaktaydı. Üst kesim ise Horn Book adı verilen boynuzdan yapılmış levhanın içine yerleştirilmiş bakır levhalardan oluşan kitapları okuyorlardı. 18. yy gelinceye kadar İngiltere’de aşırı dinci bir akım Quakerizm vardı. Bu akım çocukların son derece sıkı bir disiplinle yetişmesini istiyordu. Çocuklar için hazırlanmış kitaplar daha çok İncil’den kaynaklanan kitaplardı ve hikayelerin sonu hep ölümle bitiyordu. Bu yüzden çocuk kitapları karamsar durumdaydı ve dinle ilgiliydi. Bu sıralarda Fransada Charles Pearault 14. Lui döneminde çocuk kitaplarının babası olarak anılmaktaydı. Halk ağzında dolaşan masalları toplayıp,kısaltarak çocuklar için 1697 yılında basmıştır. Bunların içinde kül kedisi,parmak çocuk , mavi sakal ,kırmızı başlıklı kız ,çizmeli kedi,uyuyan güzel gibi eserler vardır. Böylece ilk kez Fransız çocukların kendilerine ait kitapları olmuştur. Bu kitaplar önce İngiltere’de sonra da Almanya’da basılmıştır. İngiltere’de Bunları John Newberry İngilizce’ye çevirip , 1727 yılında “ Talles of Matter Goose” adı altında yayınlamıştır. Bundan sonra hem İngiltere’de hem Fransa’da çocuklar için yazın kitaplar ortaya çıkmaya başlamıştır. Daha sonra kitaplar bildiğimiz gibi basılmaya ve ciltlenmeye başlamıştır. Çocuklar Daniel Defoe’nun Robinson Cruiso’su ve Jonathon Swift’in Gülüver’in Gezileri gibi yetişkin kitaplarını benimsemişlerdir. 1744 yılına kadar John Newbery’nin “A little Pretty Pocket book” isimli kitabı yayınlanmıştır.(Küçük,şirin cep kitabı ) 18 yy ikinci yarısında bayan Sarah Trimer ve diğer yazarlar daha önce başlamış olan öğretici ,eğitici geleneği sürdürmüşlerdir. Çocuk kitapları sözel geleneklerden gelip, bir araya getirilen hikayelerdir. Ayrıca Jaseph Jacobs tarafından korunan İngiliz masallarının yanısıra Grimm kardeşler tarafından derlenip , yazılmış olan Alman hikayeleri de mevcuttur. 19 yy’da İngiliz Edward Lear tekerleme türü şiirlerden oluşan “Book of Non Sense” isimli bir kitap yazmıştır. Bu kitapla birlikte çocuk edebiyatına neşe girmiş ve bu kitap çok tutulmuştur. Çocuk kitaplarındaki gelişme 19 yy’a kadar yavaş olmuştur. J.J Rousseau’nun eğitim teorisi yanlış anlaşılmış ve birçok didaktik içerikli eserler ortaya çıkmıştır.(öğretici) 19 yy’da çocuk kitaplarının konuları genişletilmiştir. Loise May Alcott’un “Küçük Kadınlar’ı” aile hikayelerini popüler hale getirmiştir. Robert Louisse Stevensonun “Define Adası’da” aynı şeyi macera hikayeleri için yapmıştır. 20 yy. başlamasından hemen önce Anna Swell’in “Siyah İnci” gibi hayvan hikayeleri ve Lewis Caroll’ın “Alis harikalar diyarında” gibi fantazileri varolan kitap türlerini genişletmiştir. 19 yy sonlarına doğru özellikle küçük çocuklar için yazılan dergiler ortaya çıkmaya başlamıştır. Çocuklar için yazılanları öğretici olmak zorunda olmadığı inancını gösteren Mary Mapes Dadge “St Nicholas” isimli derginin editörlüğünü yapmıştır. 20. yy. başlarında Lucy Sprague Mitchell “The Here and Now Story Book” isimli kitabı ile yetişkinler çocukların küçük yetişkinler değil ayrı varlıklar olduğunu kabul etmişlerdir. Bu dönem de çocuk edebiyatındaki çeşitlilik genişlemeye devam etmiştir. Bu yüzyılın başlarında C.B Falls’ un ABC isimli kitabının resimleri kaliteli ağaç oyma tekniğinin örneklerini içermiştir ve yeni gelişen teknoloji sayesinde yapılması mümkün olan diğer resimli kitaplara doğru yol almaya başlamıştır. Rudyard Kipling çocuklar için mizahın önemli olduğunu biliyordu. 1902’de yayınlanan “Just so Stroies” adlı kitabı bıgün de popülerdir. Beatrice Potter aynı yıl “The Story of Petter Rabbit” isimli kitabıyla edebiyata hayvan hikayesi sokmuştur. O zamandan itibaren de hayvan hikayeleri çocukların en sevdiği tür olmuştur. Daha sonra dünyanın tüm ülkelerinde çocuk edebiyatı örnekleri her gün biraz gelişerek ve artarak yayınlanmaya başlamıştır. Türkiye Çocuk edebiyatının Tarihçesi Türkiye’de çocuk edebiyatının gelişimi,dünyadaki edebiyatın gelişimiyle yakından ilgilidir. Tanzimat dönemi Türk çocuk edebiyatının başlangıcıdır. (1839)Tanzimat’tan önce sözlü edebiyat türü vardı. Bunlarda masal,bilmece ,tekerleme , atasözleri, Nasreddin Hoca fıkraları olarak evlerde, karagöz oyunları olarak da tiyatroda mevcuttu. Tanzimat döneminde Kayserili Dr. Rüştü’nün 1859 yılında yazmış olduğu “Nuhbe-tül Etfal” isimli Arapça alfabe kitabının arkasında çocukları eğlendirmek amacıyla yazılmış olan çocuk hikayeleri,fabl tercümeleri, kısa hayvan öyküleri vardı. 1869 yılında Mümeyyiz adlı derginin her sayısı ayrı renk kağıt üzerine basılmıştır. İçinde çocuklar için bilmeceler ve dizi romanlar mevcuttu. Ahmet Mithat’ın “Hace-i Evvel” ve “Kıssadan Hisse” isimli kitaplarının bazıları ilk çocuk kitapları sayarlar. (1871)Bu kitaplar çocukları eğlendirmek amacıyla yazılmıştır. 1883’de çaylak Tevfik Nasreddin Hoca fıkralarını toplamıştır. Ama o dönemde yazılı çocuk edebiyatı olarak fazla bir şey yoktu. Şair Nebi’nin “Hayriyye” ve Sümbülzade Vehbi’nin “Lütfiyye” isimli eserleri tamamıyla didaktik anlamda ve şiir şeklindeydiler. Bu eserler büyüklere göre olduğu için çocuk edebiyatına girmemişlerdir. Türkiye’nin ilk çocuk kitapları Tanzimat dönemi yazarlarından Şinasi, Recaizade Ekrem ve Ahmet Mithat tarafından Fransızca’dan çevrilen kısa şiirler ve hayvan hikayeleridir. Ziya Paşa J.J.Roussea’nın “Emile” isimli eserini çocuklar için tercüme etmiştir. Bu arada Recaizade Ekrem ve Mualla Naci sırasıyla “Tefekkür” ve “Ömer’in çocukluğu” isimli orjinal eserleri çocuklar için yayınlamışlardır. Yusuf Kamil Paşa “Fenelon’dan yaptığı tercümeleri “Tercüme-i Telemak”(1862) isimli eserinde yayınlarken, Vakanuvis Lütfü Daniel Dofe’nin “Robinson Cruiso” isimli eserin, Mahmut Nedim Jonathan Switf’in “Gülever’in Gezilerini” ve Mehmet Emin Julverne eseri olan “Merkezi arza seyahat” ve “Balonda beş hafta seyahat” adlı eserleri tercüme etmiştir. Bütün bu çalışmalar 9 yaş ve üzeri çocuklar için yazılmıştır. Daha sonra pek çok yazar ve şair çocuklar için kitap yazmaya başlamıştır. Bunların en tanınmışları Ahmet Rasim, Ahmet Mithat, Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin, Tevfik Fikret Ali Ekrem Bolayır, İbrahim Alaattin Gövsa, Ali Ulvi Elöve, Aka Gündüz. Cumhuriyetin ilanından sonra Harf devrimi ile yeni bir dönem başlamış ve kitaplar yeni harfler ile tekrar basılmıştır. Reşat Nuri Gültekin, Mahmut Yesari, Peyami Safa, Abdullah Ziya Kazanoğlu, Rakıp Çalapala, Kemalettin Tuğcu gibi yazarların yayınladıkları kitaplardır. Tanzimattan 1940 yılına kadar çocuk kitapları sayısında fazla artış olmamıştır. Çocuk Esirgeme Kurumu 1943-46 yılları arasında çoğu çeviri olmak üzere 100 değişik kitap bastırmıştır. 1952’den sonra yazılan eserlerde toplumsal içerikli hikaye ve romanların yer aldığı görülmektedir. 1950 yılından itibaren bazı okul ve kütüphanelerde çocuk kitabı haftaları ve sergiler düzenlenmeye başlanmıştır. Eflatun Cem Güney, “Açıl Sofram Açıl” ve “Dede Korkut Masalları” ile ödüller almıştır. 1964 yılında Vala Nurettin ve Nihal Karamanağralı’nın yazdığı “Korkusuz Murat” Doğan Kardeş Ödülü almıştır. Aynı dönemde Orhan Veli Kanık La Fontaine’nin tercümelerini ve Nasreddin hoca fıkralarını akıcı bir dille yazmıştır. Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiir kitabı “Çocuk ve Allah” “Açıl Sofram Açıl”, “Balina ile Mandalina”, “Okumayı Seven Ayı” ve “Yaramaz Sözcükleré Aziz Nesin’in “Şimdiki Çocuklar Harika”, “Üç Karagöz Oyunu”, “Pıtlatan Bal” adlı eserleri çocuklara hitap eden ve bu dönemde yazılmış eserlerdir. Cahit Uçuk “Kırmızı Mantarlar (1943)”, “Üç Masal (1944)”, “Türk Çocuğuna Masallar (1946), “Ateş Gözlü Dev (1946)” ve “Kurnaz Tilki (1946)”, eserlerini yazmış ve “Türk İkizleri (1958)” adlı eseri ile Hans Christion Anderson ödülü almıştır. Mümtaz Zeki Taşkın tiyatro eserlerinin yanısıra “Çocuklarımıza Resimli Şiirler (1959)”, “Çitlenbik Kız (1975)” ve “Çocuklara Kahramanlık Hikayeleri (1978)” adlı eserleri yayınlanmıştır. 1960 yılında TDK ve Kültür Bakanlığı çeşitli yarışmalar düzenlemiştir. Rıfat Ilgaz “Hababam Sınıfı”, “Küçük Çekmece Okyanusu” ve “Cankurtaran Yılmaz”’ı yazmıştır. Mehmet Seyda roman ve hikaye türünde “Bir gün Büyüyeceksin”, “Şeytan Çekiçleri”, “Çikolata” ve “Düşleme Oyununu” yazmıştır. Yazarlarımız çocuk kitapları alanına büyük önem verip, öykü, roman, şiir yazmaya başlamışlardır. Ama hepside başarılı olamamışlardır. 1966’dan sonra çocuk kitaplarında bir aşama görülmüştür. Talip Apaydın “Toprağa Basınca”, “Dağdaki Kaynak”, “Elif Kızın Elleri”, Gülten Dayıoğlu “Fadiş”, “Dört Kardeştiler”, “Suna’nın Serçeleri” ve “Yurdumu Özledim”’i yazmıştır. 1970’lerden sonra çocuk edebiyatı hareketlenmiş ve çeviriler artmıştır. 1966-67 yıllarında “Ayşegül ve Ayşecik” dizisi Türkiye’ye gelene kadar resimli kitap hiç yoktu. Sadece Amerikan Board Neşriyat Dairesi (Red House) 1961 yayınları ile bu türde eserler veriyordu. İçerik açısından başarılı olanlar fiziksel ve resimleme yönünden başarılı olamıyorlardı. Bu tercümelerin çoğu toplumumuza uymuyordu. Can Göknil’in “Kirpi Masalı” ilk resimli çocuk kitabımızdır. ÇOCUK KİTAPLARININ TÜRLERİ 1. Masallar 2. Biyografiler 3. Müracaat eserleri ve fen kitapları 4. Şiirler 5. Hikaye ve Romanlar 6. Tiyatro eserleri 7. Çizgi Romanlar 8. Resimli kitaplar Masallar Genellikle olağanüstü kişilere, olaylara, serüvenlere yer verilen ve ağızdan ağıza kuşaktan kuşağa anlatılarak gelen hayal ürünü hikayelerdir. Masal konuları genellikle padişah, kral, vezir, sultan, prens, fakir kız ya da delikanlı gibi kahramanlar çevresinde gelişir. Bundan başka masallarda dev, cüce, ejderha gibi gerçek dışı ve olağanüstü tiplerde bulunur. Masalları iki tipte inceliyoruz: 1. Halk Masalları 2. Edebi Masallar 1. Halk Masalları : Milletlerin tarihini, kahramanlık öykülerini, batıl inançlarını, gelenek ve göreneklerini bildiren eserlerdir. Halk tarafından yaratılıp ağızdan ağıza geçirilerek zamanla değişikliğe uğrayarak 19 yy’a kadar gelmiş ve çoğunlukla bu dönemde yazılı edebiyata geçmiştir. Halk masallarının konuları genellikle yalındır. Bağlı kalınacak bir metin olmadığı için halk masalları değişik yerlerde değişik kimseler tarafından ayrı ayrı söylenir. Meydan okuma ve başarma halk masallarının temasının kalbidir. Kahramanlar kurtulmak için kuvvetli mücadeleler sunmaktadır. Devler, cadılar, zalim insanlar, başarı kazanmak gibi durumlar hem güven verici hem de teşvik edici durumlardır. Halk masalları oldukça evrensel nitelik taşıyan durum ve sorunları ele almıştır. Bununla birlikte halk masallarında işlenen genel ve sürekli temalar çocukların karşılaştıkları güçlükler, üvey anne kıskançlıkları, aile üyelerinin birbirlerine gösterdikleri özveriler, kardeşler içinde en küçük ve saf olanın başarısı, anne-baba-kardeş ilişkileri ve sevgisi, insan aklını kurcalayan olayların nedeniyle ilgili soruların açıklanması, hayatın gülünç yönlerinin dile getirilmesi gibi temalardır. İyi bir halk masalı ilgi bütünlüğü taşımalıdır. Okuyucunun bütün dikkati ana fikir üzerine çekilmelidir. Bu bakımdan fazla olay içermemektedir. Çeşitli olay ve karakterler okuyucunun ilgisini dağıtır. Halk masallarının temaları kuvvetli ve açıktır. Karşıtlık unsuru taşır. İyinin karşısında kötü, güzelin karşısında çirkin vardır. Masallar 3 esas üzerine kurulmuştur. Giriş, gelişme ve düğüm ve sonuç. Girişte belli başlı kahramanlar kısa ve öz olarak tanıtılır. Çözülecek sorun ortaya konur. Tekerlemeler ve kafiyeler girişi çekici yapar. Zaman saptaması, evvel zaman içinde, çok eski devirlerde gibi cümleciklerle okuyucuya belli belirsiz fakat kesinlikle eskiye ait bir döneme götürür. Olayların geçtiği sahneler birkaç kısa cümle ile çizilir. Örneğin, ormanın kenarında küçük bir evde güzel bir kız yaşarmış gibi. Gelişme ve düğüm, girişte belirtilmiş olan zorluklar kahramanı başarıya ulaşmaktan alı koyar. Olayların birbirini izlemesi sonucunda öyle bir doruk noktasına ulaşır ki, orada bir çözüm bulmak şart olur. Çözüm, giriş kadar kısa ve öz olmalıdır. Girişte belirtilmiş her şey bir sonuca bağlanmalı, iyiler ödüllerini, kötüler cezalarını bulmalıdır. Masallar tekerleme ile son bulur. Fabl: Halk masallarının bir türüdür. İlk amaç, soyut fikirleri somut halde veren kısa hikayeciklerdir. Bilinen gerçekleri kısa ve öz sözlerle tekrar ederler. Fabl sonunda mutlaka açık biçimde ders verilir. Karakterleri genellikle insan gibi düşünen ve hareket eden hayvanlar ya da bitkilerdir. Ancak her hayvan tek bir yönü ile ele alınır. Çocuğa fabllar erken anlatılırsa çocukta hüzün yaratır. Soyut fikirler üzerine kurulu olduğunda küçük çocuklar bunları anlayamazlar. Didaktik yapıda oldukları için de çocuklar bundan hoşlanmazlar. Ancak 10-12 yaş çocukları fabl okuyup anlatmasını çok severler. Fablların kaynağı Hindistan’dan gelmektedir. Orada Buda dini hakimdir. Tabiattaki her şeyde ruhun hakim olduğuna inanılırlar ve hayvanlara değer verirler. Eski Yunan devrinde Aesop (ezop) bunları Yunanca’ya çevirmiştir. Şinasi, Ahmet Mithat ve Orhan Veli bunları Türkçe’ye çevirmiştir. Çok fabl okumak çocuğa iyi edebiyatı unutturur. Çocuk tersini yapma eğiliminde olduğundan sonunda açık öğütler bulunan eserler verilmelidir. 2. Edebi Masallar : Yazarların kişisel hayal güçlerine dayanarak yazdıkları ve halk masallarına göre sanat açısından daha değerli sayılan masallardır. Bu tür masalların kahramanları genellikle perilerdir. Konular gerçek dışı olup olaylar hayal ürünü yerlerde geçer. Kahramanlar daima olağanüstü olaylarla karşı karşıya gelir. Olayların düğümlenmesi ve çözümlenmesinde tılsım, fal, kehanet gibi olağanüstü ve esrarlı güçlerin büyük payı görülür. Biyografiler Kişinin yaşam öyküsünü edebi bir biçimde ele alan eserlerdir. Yaşayışları ve yaptıkları ile ün kazanmış önemli kişilerin hayatlarını belgelere dayalı olarak inceleyen eserlerdir. Biyografi türü 19 ve 20. yy’larda gelişmiştir. 19. yy’da yazılanlar çocuklar tarafından sevilmemekteydi. Çünkü bu biyografilerin kahramanları çok kusursuz tipleri canlandırıyordu ve kişi tek yönüyle tanıtılıyordu. Çağdaş biyografilerde ise kişiler tüm yönleri ile ele alınmakta zorluklarla, engellerle ya da kendi zaafları ile boğuşurken zaman zamanda yenik düşmektedirler. Kişilerin çocukluktaki yaramazlıkları bile anlatılmakta böylece çocuklar anlatılan kişiyi kendine yakın bulmaktadırlar. Çocuklar belli gelişim dönemlerinde çevrelerinde yaşayan veya serüvenleri kitaplara geçmiş ünlü kişileri kendi kendileri için örnek seçme ihtiyacını duyarlar. Biyografik eserler bu özdeşleşme duygusunu doyurmaya yarar. Bundan başka biyografiler çocuklara başkalarının hayat kavgalarını karşılaştıkları türlü sorunları ve başarılarının nedenlerini anlatmakta onları ilerde karşılaşacakları durumlara hazırlamaktadırlar. Yetişkinler ve çocuklar için yazılan biyografilerin en önemli özelliği gerçeğe dayanmasıdır. Gerçeğe dayanan bu bilgilerin yazar tarafından gerektiğinde kanıtlanması istendiğinde kaynakların belirtilmesi gerekmektedir. Kaynakların güvenilir, tam ve doğru olması biyografik eserin iyi ve doğru olmasını sağlar. Örn, tektir. “Yurdunu Seven Çocuk (Atatürk)” İyi bir biyografi objektif olmalıdır. Yazar tartışmalı yönleri tarafsız olarak ortaya koymalı,konuşmalar olanak ölçüsünde aslına bağlı kalmalıdır. Karakterin yalnız iyi ve başarılı yönleri değil zaaflar, başarısızlıkları da anlatılmalı, ancak bu işlem yavaş yapılmalıdır. Çünkü küçük çocukların başarısızlığa tahammülü yoktur. Biyografi edebiyatın bir dalı olduğuna göre diğer sanat çalışmaları gibi bilinçli bir şekilde planlanmış bir kompozisyon halinde olmalıdır. Konusu, anafikri o anafikir içinde bir amaca ulaşma durumu ve üslubu vardır. Çocuklar için yazılan biyografiler yetişkin biyografilerinden farklılık gösterir. 1. Çocuklar için yazılan biyografik eserler çoğunlukla belgelere dayanmaz. 2. Bu biyografiler insanlar hakkında tamamlanmış biyografiler olmayabilir. Özellikle bu insanların hayatları hoşa gitmeyen olaylar ya da pek çok acı trajediler içeriyorsa. 3. Çocuklar için biyografi yazanlar genellikle bir olayla ilgili bilinen gerçekleri dialog şekline sokmayı ve kişilerin düşüncelerini yorumlamayı tercih ederler. Müracaat eserleri ve fen kitapları Müracaat eserleri, belirli bir bilgiyi sağlamak için zaman zaman başvurulan eserledir. Çocukların en çok kullandıkları müracaat eserleri ansiklopediler, sözlükler ve atlaslardır. Müracaat eserleri bol resimli, dili ve içeriği çocuğun yaş düzeyine uygun, kısa ve doğru bilgiler içeren eserler olmalıdır. Çocuk bir eseri karıştırırken bir bilgiye kendi kendine nasıl elde edebileceğini, ilgi duyduğu konuları kitabı karıştırarak nasıl arayıp bulacağını öğrenir. Müracaat eserlerinin incelenmesinde yazarın vasıfları, dilin kullanımı, materyalin doğruluğu, resimlendirme özellikleri göz önüne alınmalıdır. Müracaat eserleri, sanatla, hayvanlarla, bilim, matematik, hayat, yaratılan objeler ve dille ilgili konularda hazırlanmıştır. Fen kitapları ise masal ve hikaye kitaplarının tersine tamamı ile gerçek üzerine kurulmuş olan çocukların içinde bulundukları çevre ve hayatı daha yakından tanımak, merak ettiklerini öğrenmek için yazılmış olan müracaat eserleridir. Fen kitaplarını daha gerçekçi kılmak için mutlaka resimlendirilmeli hatta mümkünse fotograflarla anlatılmaları gerekir. Büyük yaş çocukları için yaş özellikleri göz önüne alınarak daha ayrıntılı hazırlanırken küçük çocuklar için açıklamalar daha ayrıntılı hazırlanırken küçük çocuklar için açıklamalar daha basit resimlerle, basit bir dille ve hatta bazen de hikaye unsuru katılarak anlatılmalıdır. Fen kitabının akıcı ve ilgi çekici olması eserin sevilmesine, sıkıcı, karmaşık ve çocuksu olması itilmesine neden olur. Fen kitaplarında en iyi ölçüt bu eserlerin büyükler tarafından sevilmesidir. Fen kitapları çocuğa merak ettikleri hakkında bilgiler vermenin yanında çocuğun merakını daha fazla uyararak okuduklarını gerçek hayata uygulaması için fırsat vererek ve onu daha fazla araştırmaya yönlendirecektir. Şiirler Çocuğa güzellik ve insanlık duyguları kazandırma, ana dilini sevdirme, bir duygu, düşünce ve izlenimin sanatsal biçimde nasıl anlatılabileceği konusunda şiirin çocukların eğitiminde büyük bir işlevi vardır. Genel olarak şiir adı verilen eserlerin hayal gücü, duygusallık,uyum ve ölçü gibi birtakım içerik, anlatım ve biçim özellikleri ile diğer edebiyat eserlerinden ayrıldığı görülür. Şiir düz yazıya göre daha çok estetik değerler taşıyan, daha dikkat gerektiren yazı türüdür. Şiire ses yönünden ayrı özellik veren başlıca unsurlar kafiye, aliterasyon, yarım kafiye ve ölçüdür. Çocuklar iyi yazılmış şiirden büyük zevk alırlar. Kafiyeler, kelime oyunları, aliterasyonlar çocuklardaki ritm ihtiyacını besler. Çocukların şiirle ilişkisi önce dinlemekle başlar. Sonraları kendileri okuyarak ve ezberleyip, söyleyerek bu ilişkiyi sürdürürler. Okulöncesi çağdaki çocuklar anne ve öğretmenlerinden dinledikleri kısa ve ahenkçe zengin şiirlerden zevk alırlar. Çocukların sevdikleri şiirler canlı, hareketli ve kafiyeli şiirlerdir. Şiir hayal ve duygulara seslenebilmelidir. İyi bir şiir güncel olayları, yaşam tarzını yeni bir görüşle ele alabilmeli, çocuğun yaşantısına renk katmalıdır. Çocuklar için yazılmış şiirlerin farklı türleri vardır. 1. Tekerlemeler 2. Müzikli şiirler 3. Resimli kitaplarda şiir 4. Hikayesel şiir 5. Nükteli şiir 6. Serbest şiir 7. Somut şiir Genellikle okulöncesi dönemdeki çocuklar tekerlemeler, müzikli şiir ve resimli kitaplardaki şiirlerden zevk alıp dinlerler. Bu tip şiirler özellikle bu yaş çocukların anlayabileceği kadar basit ve ilgi çekici ise çocuklar bunları sık sık tekrar edip hemen öğrenirler. İlkokul dönemi ortalarından itibaren hikayesel şiirleri, nükteli, serbest ve somut şiirleri çocuklar daha kolay anlayarak ilgi duymaktadırlar. Hikaye ve romanlar Hikaye, belli bir zaman ve yerde birkaç kişinin başından geçen gerçeğe uygun bir olayı anlatan veya bir kısım karakterlerin yapısını çizen ve çoğu kez ancak birkaç sayfa tutan kısa yazılara denir. Roman, insan serüvenlerine, karakterlerine, duygu ve düşüncelerine ayrıntılarıyla kendine özgü bir biçimde anlatan düz yazılardır. Bu tür eserlerde anlatılanlar hayali veya gerçek hayat durumlarına dayanabilir. Hikaye ve romanlar içerik yönünden incelenirken önce tema ele alınmalıdır. Her hikayede bir tema olmalıdır. Tema ne kadar kuvvetli olursa onun üzerine geliştirilen konuda o kadar kuvvetli olur. TemTema