Make your own free website on Tripod.com
CİNSEL EĞİTİM

cİNSEL EĞİTİM

çocuk ruh sağlığı

Cinsellik gibi bir konuyla çocuğun bağlantılandırılması çoğu yetişkin tarafından ürkütücü algılanıyor. Ama bu bağlantılandırma kaçınılmazdır. Çocuk doğumundan hemen sonraki yıllardan başlamak üzere kendi vücuduyla cinsel farklılıklarla, başkalarınkiyle ilgilenmeye başlar. Bu gelişme karşısında ana-babanın önünde iki seçeneği vardır. Ya habersiz gibi davranacak ya da bilgiyi çocuğu ile paylaşacak. Ülkemizde olduğu gibi çoğu yetişkin ilk seçeneği seçenektedir. Cinselliği ahlak, terbiye kavramlarıyla tabulaştırır. Sonuçta ise tıpkı anne babası onların anne babaları gibi eksik ve yanlış bilgilendirilmiş çocuklar, karışık kafalar, güvensizlikler ve korkular, nesiller arası kopukluklar... Çeşitli ülkelerde cinsellik eğitimi, anaokulundan üniversiteye kadar eğitim kurumlarında verilmektedir. Türkiye de ise çocuk hala zeka ve değerlendirme yetisine sahip birer insan gibi değil de zararlı bilgilerden korunması gereken varlıklar olarak algılanmaktadır. Önemli olan zararlı-zararsız bilgi ayrımı yapmadan cinsellikle her türlü bilgiyi üsturuplu doyurucu biçimde çocuğa anlatmaktır. Küçük çocuklar bedenleriyle çok ilgilidirler. Okul öncesi çocuk, çevredeki dünya kadar kendi hakkında da bilgi sahibi olmaya istek duyar. 2 ya da 3 yaşındaki çocuklar, bakma ve dokunmayla bir çok şey öğrenirler ancak 5 yaş dolaylarına kadar yalnızca en yalın sözlü açıklamaları anlayabilirler. Bebekler “ben merkezci” yaratıklardır. Kendi gereksinimlerine karşı çok duyarlı oldukları halde, başkalarınkine değildirler. Bedenleri onlar için büyük bir öneme sahiptir. Bebeğini kucağında tutan annenin sıcaklığı, rahatlığı ve gücü çocuğa güven ve haz duyguları verir. Annenin yüzünün ifadesi, sesinin tonu, teninin dokusu ve kokusu, bebeğini tutuşu tüm bunlar açlık, üşüme ve yalnızlık gibi hoş olmayan acı verici duyguların anında ortadan kalkmasıyla bağlantılıdır. Ailenin bebeğe ilettiği en önemli iletiler sıcaklı, rahatlık ve yakınlıktır. CİNSEL İLGİLERİN OLUŞUMU 1. İlk cinsel bilgiler genel merak ve cinse merakın birbirine karışması ile meydana çıkmaktadır. Bu da çocuğun çevreyi tanıma ihtiyacından doğar. 2. Çocuk cinselliği anlamaya çalışırken ilk önce fantazilerden yola çıkar. Bunu hipotez evresi izler. Bu evrede belirli yaştan sonra çocuk üremenin sindirim sistemiyle ilgili olduğunu düşünür. Açıklaması şöyledir. “anne çocuğu olsun diye ilaç ya da (babanın rolünü belirtmek için) babanın idrarından içer.” Sonra çocuğun hipotezlerine gördüğü duyduğu çevresel bilgilerin etkisiyle mantık karılır. Çocuk çevresel bilgileri rasyonelize eder. Danışamadığı için sorularının cevaplarını mantığı ve duyarlılığı ile çözmeye çalışır. 3. Aile içinde olayların etkisi örneğin, tek çocuk olması bu çocukta cinsiyet farklılığının ve doğumla ilgili uyarılmasında gecikmeye neden olacaktır. Sert konuşmalar, ana-babanın cinsel beraberliği tartışmaları çocukta bazı yorumlamalara neden olacaktır. 4. Kitap ve arkadaş araştırmalarının etkisi 5. Ailenin bilgiyi çocuğun gelişim düzeyine uyacak şekilde istediği anda basit, gerçek ve endişesiz tutum içinde vermesi cinsel ilginin oluşumunu destekleyicidir. 6. Kız çocuklarında cinsel ilgi erkek çocuklardan daha erken başlar. Kızlar erkek çocuğun organıyla ilgilenip, kendilerinde olmadığı için üzülürler. Bu durumda aile çocuğa “kadınların çocuk dünyaya getirmeleri için böyle bir yapıya ihtiyacı vardır.” Şeklinde bir açıklama yapılmalıdır. 7. Çocuğun cinsel sorularına anne kızına baba oğluna şeklinde verilmesi dah yararlıdır. Ya da çocuk hangi ebeveyne soruyorsa cevabı o vermelidir. BEBEKLİKTE CİNSELLİK Doğumdan sonraki birinci yılda, bebeğin ilk cinsel duyguları,yıkanma ve altının değiştirilmesi sırasında ortaya çıkar. Bebek bezinin genital bölgedeki baskı ve hareketi, bebeğin hoşlandığı haz verici doyumsamalardır. Bebek, el ve kol hareketlerini daha iyi kontrol edebilecek kadar büyüyünce, tesadüfen cinsel organlarına dokunabilir ve haz verici duygunun yeniden yaşanmasını istemek doğal olduğundan bebek yeniden cinsel organına dokunmak isteyecektir. Erkek bebekler penisini çekiştirirler fakat kız bebekler cinsel organlarının gizli olması sebebiyle dokunmakta güçlük çekerler. Bazı ana babalar bu cinselliğinden rahatsız olur ve endişelenirler. Oysa bu davranışlar doğal,normal ve sağlıklıdır. Cinsel eğitim bu noktada başlar. Ana babanın çocuğu şaşırtıcı korkutucu tepkisi, duyusal gelişim açısından zararlıdır. Ama mastürbasyon için engelleyici değildir. TUVALET EĞİTİMİ VE CİNSEL DUYGULAR 18 aydan 2,5 yaşına kadar uygulanan tuvalet eğitimi hem, çocuğun hem de annenin ilgisini yeniden cinsel organlara yöneltir. Bebek altının ıslak olmamasını öğrenirken mesanesinin dolu olduğunu ve onun yakınındaki organlarda bir tür cinsel duygular uyanmasına neden olan baskıyı fark etmeye başlar. Tuvalet eğitimi sırasında bebek bezi çıkartılıp oturağa ya da tuvalet yerine oturtulan çocuk baskı ve dokunmayı daha çok hissedecektir. Bebek çişinin idrar yolundan geçişine daha çok dikkat edecek ve bundan hoşlanacaktır. Erkek çocukların çişini yaparken penisine dokunmaları hoşuna gidecektir. Tuvalet kağıdıyla silinmek, özellikle idrar yolu çıkışının çok duyarlı olduğu klitoris ve vaginanın hemen yanında bulunması nedeniyle kız çocuklar için hoşa giden yeni bir duyumsama olacaktır. Küçük erkek çocuklar, tuvalet eğitimi sırasında soğuk oturağa oturduklarında husyelerini örten derinin büzülmesi ve buranın reflex olarak yukarı çekilmesinin verdiği duyumsama nedeniyle bu organlarının daha çok farkına varacaklardır. Eğer küçük oğlunuz oturağa oturmak istemiyorsa ona endişe edilecek bir şey bulunmadığını anlatmalısınız. Ayrıntı gereksizdir. Çünkü o yaştaki çocuk bedeninin içi ile dışını tam ayırt edememektedir. Çocukların cinsel konulardaki sorunlarına yaşlarına göre anlama yetenekleri göz önünde bulundurularak cevap verilmelidir. CİNSEL İÇERİKLİ SORULARIN YANITLANMASI  Soruyu çocuk kime soruyorsa o cevaplamalıdır.  Ana-baba çocuğa güven vermeli gerekli açıklamalardan kaçınmamalıdır. Çocukları dinlemeye zaman ayırmalı onlara gerçeği söylemelidir.  Çocuk soru sormuyorsa nedeni, ilişki kurmasını engellenmesidir. Bunu engellemek için soru sormaya zemin hazırlanmalıdır.  Soruların ne zaman cevaplanması gerektiği çocuğun karekterine, gelişimine ve ortama bağlıdır. Genelde önemli soruların sorulduğu dönem 7 yaş öncesidir. Çünkü 7 yaş ve ergenlik arasındaki dönemde bu sorular azalır.  Çocuk ana-baba arasındaki cinsel ilişkiye tanık olmamalıdır. Çünkü tanık olan çocuk, korkar ve bunun izleri uzun zaman silinmez.  Erkek çocuk kendini kız çocuk ile karşılaştırarak yanlış yorum yapabilir. Özellikle mastürbasyon yaparlarsa kendilerinden bir şeyin kopacağını sanarak aşırı kaygıya kapılabilir.  Çocukta cinsiyet farkı ile ilgili sorular 2 yaşta, doğumla ilgili olanlar 3-4 yaşta başlar. 6 yaş çocuğu genellikle cinsel ilişki konusunda ayrıntıları anlamaya hazır değildir. 7-8 yaşlarda babanın tohumunun, annenin içindeki minik yumurtayla birleştiği ve bunun bebeğin gelişimini başlattığı söylenebilir. MASTÜRBASYON Çocukta sık rastlanan cinsel oyunlardan biri mastürbasyon, yani cinsel organlarıyla oynamaktır. 3-5 yaş dolaylarında çıkıp, sonraları unutulup tekrar 12-13 yaşlarında meydana gelen eylem aslında normal bir psikoseksüel gelişim sürecinin bir parçasıdır. Fakat bazı büyüklerimiz bu eylemi gördüklerinde telaşa kapılarak, onları korkutarak,yasaklayarak olayı daha büyütürler. Çocukta bu konuyla, cinsellikle ilgili bir yasak kavramını ve suçluluk duygusunu oluştururlar. Çocuklarda bu yaşlarda (3-5) karşı cinsin organlarına karşı merakta uyanır. Bu aslında bir cinsel suç değil, çocuğun nesne dünyasını tanımadaki gelişim sürecinin bir parçasıdır. Bilmediklerini öğrenme konusundaki merakı bu konuya yöneltmiştir. Bu sırada başkalarını kapı aralarından gözetmeler, diğer çocuklarla bir takım cinsel oyunlara girişmeler en sık rastlanılan davranışlardır. MASTÜRBASYONA NEDEN OLAN DAVRANIŞLAR  Çocukların genital organlarını sıkan ve uyaran kıyafetler,  Kaydıraçlar,  Salıncakta fazla sallanmalar.  Atlatma  Tırmanma, uzun eşek gibi oyunlar sırasında çocukların mastürbasyon yapmasına neden olur. Mastürbasyon bireyin ya da ailenin bu eyleme verdiği anlam ve önem oranında bir sorundur. Mastürbasyondan sonra kendisini ağır bir suç, bir günah işlemiş gibi algılayan genç için yaptığı eylemin kendisi değil, suçlayıcı tutumu sıkıntıdır. Mastürbasyon yapan kimi insanlar bu yüzden akıl hastalığı, verem, cinsel güçsüzlük gibi durumların doğacağına inanıyorlar ve bu temelsiz inançlar yüzünden ağır çatışmalar yaşarlar. Aşırı yapan kimi insanlarda yalnızlık, ilişki kuramama, çevre ve ilgilerinin uğraşlarının azlığı ortaya çıkar. Ayrıca seyrekte olsa aile içinde açıktan açığa yapılan öz doyum genellikle ağır ruhsal bir hastalığın belirtisi olabilir. ANNE-BABA TUTU MU Anne-baba gerek çocukların cinsel kimliklerinin oluşumunda, gerekse cinsel eğitimlerinde rolleri büyüktür. Ülkemizde cinsel konulara tabu gözüyle bakılmakta, bu gibi konuların konuşulması gelenek ve göreneklerimizce hoş karşılanmaz. Bu durumsa zaman zaman gençlerde kız kaçırmalara, ırza geçme, eş cinsellik, hayvanlarla cinsel ilişki kurma gibi sapıklığa ve suça iter. Bunu için bu tabuları yıkıp bu tür davranışların normal bir şey olduğunu kabul etmeli ve ettirmeliyiz. Burada katı yasaklayıcı bir tutum yararlı değil zarar vericidir. Yapılacak en iyi şey çocuğun merakının yaşına uygun ve anlayacağı bir biçimde giderilmesi ve dikkatini başka şeylere çekilmesidir. Ayrıca eksik ya da kaçamak cevap verilmemeli, doğru cevaplar verilmeli. Çocuğun soruları karşısında susmamalı. Çünkü sorunun cevabını susmak olarak alan çocuk bu tür sorularla ilgilenmek yasaktır düşüncesine kapılır. Ayrıca doyumsuz bir merak ve suçluluk duygusuna kapılır. Sonuç olarak anne baba ve öğretmenler çocukların cinsellikle ilgili sorularına doğru ve açık yanıtlar verilmelidir. Bunun için kendilerini yeterli ve doğru bilgilerle donatmalıdır. Ayrıca kişisel görüşünü tamamen işin dışında bırakmalı, saf bilgiyi aktarmalıdır.  Kendime dokunabilir miyim?  Orama dokunmama ayıp mı? Gibi sorularla karşılaşmış ya da karşılaşacaksınızdır. Sizce bu sorulara nasıl cevap verilmeli? 2-4 YAŞ: 4yaşın altındaki çocuklar bu soruyu nadiren sorarlar. Çünkü onlar için kendilerini keşfetmeye çalışmak son derece doğaldır. 4-6 YAŞ: Kendine dokunmanda hiçbir sakınca yok ama bunu evdeyken yapmanda fayda var. Çünkü özel bir